Berlin Antlaşması – 1878

Rusya’nın güçlenmesinden rahatsız olan İngiltere, Avusturya ve Almanya’nın baskısıyla Berlin’de acil olarak bir kongrenin toplanmasına karar verildi. Rusya isteksiz de olsa kabul etmek zorunda kaldı. Çünkü kabul etmezse büyük bir bunalıma belki de savaşa neden olacaktı. Berlin antlaşması Osmanlı için ağır bir antlaşmadır.

Özellikle İngiltere, sömürgelerini düşünerek 19. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü koruma politikası uygulamıştır. Bu nedenle İngiltere, Osmanlı Sultanı’ndan Kıbrıs adasını, Sultan adına kendisinin yönetmesi için izin istedi. Bunun Rusya’nın Doğu Anadolu’ya saldırması halinde, çabuk ve kolay müdahale için gerekli olduğunu ileri sürdü. Sultan’ın bu durumu kabul etmemesi halinde kongreye katılmayacağını bildirdi. Sultan 4 Haziran 1878 tarihinde yapılan Kıbrıs Antlaşmasıyla bu öneriyi kabul etmek zorunda kaldı.

Berlin Kongresi Haziran 1878’de ilk toplantısını yaptı. Alman Başvekili Prens Bismarck başkan seçildi. Osmanlı Devleti’nin baş murahhası Aleksandır Kara Todori idi; Batılı devletleri etkilemek için bu Hristiyan baş delege olarak gönderilmişti.

Bismarck, Osmanlı murahhaslarıyla ilk karşılaşmasında, ”Kongrenin Devlet-i Aliyye için toplandığını düşünürek kendinizi aldatmayınız. Ayastefanos Andlaşması Avrupa devletlerinin çıkarlarına dokunan bazı maddeleri içermese, öylece bırakılırdı.” diye açıkça söylemişti.

Berlin Antlaşması, 19. yüzyılda imzalanan şartları en ağır antlaşmadır. Bu antlaşma ile; İngiltere ile Avusturya en karlı çıkan devletler olmuştur.

Ayastefanos (Yeşilköy) antlaşmasıyla Ege Denizi’ne kadar ulaşmış olan Bulgar, dolayısıyla Rus nüfuz alanı, Berlin kongresinde büyük ölçüde daraltıldı. Yine bu antlaşmayla, Osmanlı Devleti, Ayastefanos antlaşmasıyla Rusya’ya bırakmak zorunda kaldığı Doğu Beyazıt ve Eleşkirt’i geri aldı.

Ermenilerle ilgili bir madde ilk kez resmi bir antlaşmada yer almıştır. Romanya, Sırbistan ve Karadağ bağımsızlıklarını kazanmıştır.

Bosna-Hersek’in Müslüman halkı, Berlin Antlaşması’nın, kendilerini ilgilendiren kararlarını kabul etmedi, bunun üzerine Avusturya, orada sıkıyönetim uyguladı. İslami konularda çok duyarlı olmasına rağmen, başka çaresi kalmayan Sultan İkinci Abdülhamid, 21 Nisan 1879’da, o bölgedeki Avusturya hakimiyetini tanımak zorunda kaldı. Oradaki Müslümanlar, inançlarının gereğini yapmakta tamamen serbest olacaklardı, hutbe, Halife adına okunacaktı. Yerli halk, mahalli yönetimde çalışabilecekti ve Müslümanlar, istedikleri zaman bölgeden ayrılabileceklerdi. Sultan Abdülhamid, bu şartlarda ısrar ederek, Müslümanlar için elinden geleni yapmıştı, gücü ancak bu kadarına yetmişti.

Berlin Antlaşması’ nın Önemli Sonuçları

Osmanlı açısından önemli bir değişiklik olmamış, sadece Rusya’ nın Osmanlı’yı parçalama ve uygulamak istediği Panslavizm emellerine set çekilmiştir.

Antlaşmada yer alan ”Doğu Anadolu’da yaşayan azınlıklar için ıslahat yapılacak.” maddesi ile ”Ermeni Sorunu” ilk kez Berlin Antlaşması ile ortaya çıkmıştır.

Berlin Antlaşması’ndan sonra İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti’ nin toprak bütünlüğünü koruma siyasetini terk etmiştir. Nitekim İngiltere’nin bu amaçla işgal ettiği ilk Osmanlı toprağı Mısır olmuştur.

KAYNAK: OSMANLI TARİHİ (PROF. DR. MEHMET MAKSUDOĞLU)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir