Çaldıran Savaşı – 1514

Çaldıran Savaşı, Osmanlıların İran’daki Safevilere karşı kesin bir zafer kazandıkları ve böylece Doğu Anadolu üzerinde egemenlik kurdukları, ve Mısır seferinin yolunu açtıkları meydan savaşıdır.

Osmanlı hükümdarı I. Selim (Yavuz), 1514’te Safevi hanedanının kurucusu Şah İsmail’in üzerine sefer düzenledi. Amacı Osmanlı egemenliğine karşı 16. yüzyıl başlarında giderek yaygınlaşan toplumsal huzursuzluk zemininde, hoşnutsuzluklarını Sünniliği tanımamakla dile getiren Kızılbaş Türkmen aşiretleri arasında Safevi etkisine son vermekti.

Çaldıran Savaşı Nedenleri

2. Beyazıt’ın hükümdarlık döneminin (1481-1512) son yıllarında, Osmanlı düzeninin iç çekişmeleri ile bunların büründüğü dinsel biçimler, Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasındaki çekişme ile iç içe geçmeye başlamıştı. Safevi Devleti ile İran ve Azerbaycan’daki Türkmenler, Anadolu Türkmenlerini dinsel ve siyasal açıdan etkilerken, Safevi dervişleri de bütün Anadolu’ da Şiiliği yaymaya çalışıyorlardı.

1. Selim’ de öncelikle bu sosyal muhalefeti bastırmak ve Şii-Safevi tehdidinden kurtulmak amacıyla, 1512’de yeniçerilerin desteğiyle babası 2. Beyazıt’ı devirmiş ve tahta çıkmış bulunuyordu. Daha sonra Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’e karşı giriştiği seferin İslamı yozlaştıran din sapkınlıklarına karşı bir cihad olduğunu ilan etti.

Savaş Sırasındaki Gelişmeler

19 Mart 1514′ te Edirne’ den İstanbul’a hareket eden I. Selim, bir ay sonra da kapıkulu ocaklarıyla birlikte Üsküdar’a geçti ve yolda orduyu hümayuna katılan birliklerle Bursa’dan Konya, Kayseri ve Sivas’a ilerledi. İran sınırındaki Suşehri geçilip de Safevi topraklarına girildikten sonra, Şah İsmail’in batı sınırı komutanı Ustaclu Oğlu Mehmed Han’ın her şeyi yakıp yıkarak ve araziyi çöle çevirerek geri çekilmiş olması Osmanlı ordusunu ağır koşullarla yüz yüze bıraktı. Yiyecek sıkıntısının deniz yoluyla Trabzon’a, oradan deve ve katırlarla orduya ulaştırılan erzak ve mühimmat ile bir ölçüde hafifletilmesine karşın, asker arasında hoşnutsuzluk baş gösterdi ve Safevi propagandasıyla birleşerek komutanlar, vezirler düzeyinde yayıldı.

Ancak 1. Selim, geri dönülmesi yolundaki bütün girişimleri şiddetle bastırarak, çok sevdiği Karaman beylerbeyi Hemdem Paşa’ yı bile derhal idam ettirerek ve bir seferinde ayaklanıp çadırını kuşatan yeniçerilerin içine bizzat atını sürüp onların savaşçı onuruna seslenerek, inatla ilerlemeye devam etti. Bu takip, sürekli toprak vererek çekilmekte olan Şah İsmail’i, kendi seçkinleri karşısında güç durumda bıraktı ve ortaya çıkmaya zorladı.

Sonunda iki ordu İran Azerbaycan’ ında, Hoy’un kuzeybatısındaki Çaldıran Ovasında karşı karşıya geldiler. Kendi askerleri arasındaki şah İsmail yanlısı olanları karşı tarafa geçme fırsatı bulmaması için orduyu dinlendirmeden derhal savaşa girdi. Bütün bunlara rağmen I. Selim, 24 Ağustos 1514 günü askerlerinin yorgunluğuna karşın ateşli silah üstünlüğü sayesinde ezici bir zafer kazandı.

Bundan sonra ileri yürüyüşünü devam ettirdi ve Tebriz’e kadar ilerledi. 6 Eylül’de Safevilerin başkenti Tebriz’ e girdiyse de, yeniçeriler arasında huzursuzluk yüzünden Anadolu’ya geri döndü.

Çaldıran savaşının en önemli sonuçlarından biri Anadolu’daki küçük beyliklerinin ve Dulkadiroğulları Beyliği’nin Osmanlı Devleti’ne bağlanmalarıdır. Böylece Osmanlı Batıdan gelen saldırılara karşı savunma hattı kurdu. Tebriz-Halep ve Tebriz-Bursa arasındaki ipek yollarını denetim altına aldı. Savaş Safevi gücünü kırdı ve 1516-1517 Mısır seferinin önünü açtı.

KAYNAK: ANA BRİTANNİCA ANSİKLOPEDİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir