Hesap Makinesi İcadı ve Tarihi Gelişimi

Geçmiş zamanlardan günümüze dek insanlar hesaplama yapmış ve özellikle mal alım satımı başladığında hesap yapma son derece önem kazanmıştır. Hatta ilk faydalanılan ürünler çakıl taşlarıydı. İnsanoğlu hesap makinesi olarak 1’den 10’a kadar sayıları temsil eden çakıl taşlarını kullandı. Hesap makinesi icadı da bu ilkel çözüm yollarıyla başlamış oldu. Aslında bu icat en gerekli ihtiyaçlardan biri olarak hayatımıza girdi.

Hesap Makinesi İcadı ve Tarihi Gelişimi

Yaklaşık 5000 yıl önce Mezopotamyalılar toprağa sabanla iz açarak bu boşluklara çakıl taşları koydular. Çakıl taşlarını bir boşluktan diğerine aktararak basit hesaplamalar yapabiliyordu. Daha sonra Çin ve Japonya’da abaküs aynı şekilde kullanıldı. Bu sistemde bocuk sıraları; yüzlük, onluk ve birlikleri gösteriyordu.

Çin abaküsünde, her çubuğun alt kısmında 1 sayısını temsil eden 5 boncuk, üst kısmında her biri 5 sayısını temsil eden 2 boncuk vardır. Hesap yapmak için boncuklar hareket ettirilir. Deneyimli kullanıcılar abaküs ile çok hızlı hesaplama yapabilir. Bu hesaplama yöntemi hesap makinesi çağında bile Çin ve Japonya’da hala yaygındır.

Eski Romalılar da Çinlilerin kullandığına benzer bir abaküs kullandı. Üst kısmındaki her çubukta bir boncuk vardı. Bu boncuklar, alttaki boncukların değerinin 5 katı kadardı.

1616 yılında William Pratt, aritmetik mücevheri adını verdi icadıyla toplamaya ve çıkarmaya yardımcı oluyordu. Bu sistemde üzerinde rakamlar olan tekerlekleri kaydırmak için stilus adı verilen sivri uçlu bir işaret kalemi kullanılıyordu. Pirinç ve fil dişinden yapılan bu alete ancak zengin insanlar sahip olabiliyordu.

John Napier, 17. yüzyıl başlarında logaritma ilkesini temel alan bir hesaplama çubukları icat etti. Her çubukta, farklı bir rakam için çarpım tablosu yazılıydı. Aslında bu sistem bizim ilkokulda kullandığımız kerahat cetveli ile benzerlik gösteren bir sistem.

Pascal, 1642 yılında babası için hesap makinesini icat etti. Babası vergi memuru olduğu için hesaplarla çok içi içe bir hayatı vardı. İcat ettiği makine, eş merkezli halkalarda rakamlar yazan bir dizi dişli çarktan oluşuyordu. Toplanacak veya çıkarılacak rakamlar çevrildiğinde, yanıt üstteki deliklerin arasında gözüküyordu.

Gottfried Wilhelm Leibniz 1671 yılında toplama ve dört işlemi yapabilen mekanik bir aygıt geliştirdi. Ancak bu aygıtlar, çok yaygın olarak kullanılmamıştır.

Bunlardan yaklaşık bir asır kadar sonra Charles Xavier Thomas’ın bulduğu dört işlemi ve karekök alma işlemini yapabilen Aritmometre, 1970’lere kadar kullanılmış olan mekanik hesap makinelerinin atası olmuştur.

Daha sonra üretilen bu hesap makineleri, ara sonuçları toplayan, eski sonuçların saklanıp gerektiğinde kullanılabilmesini sağlayan, trigonometrik, istatistiksel ve ileri matematik işlevleri içeren ve yazılımlı bir teknolojik yapıya sahip olan bilgisayara benzeyen yapılardır.

KAYNAK: VİKİPEDİ, TÜBİTAK-İCATLAR KİTABI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir