Kyoto Protokolü nedir?

Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmek için, Birleşmiş Milletlerin 1997’de Japonya’nın Kyoto şehrinde düzenlediği çevre toplantısında katılımcı hükümetler tarafından kabul edilen bir anlaşmadır.

Protokole göre gelişmiş ülkelerin sera etkisi yaratan gazların salınımını 2008-2012 yılları arasında yüzde 5.2 düşürmelerini öngörüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2001’den itibaren 84 ülke anlaşmayı imzaladı, 34 ülke onayladı. En son Rusya’nın 18 Kasım 2004’te katılmasıyla 90 gün sonra 16 Şubat 2005 tarihinde protokol yürürlüğe girdi.

Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkeleri daha çok bağlamaktadır. Çünkü bu ülkelerin sanayileş­ meye bağlı olarak atmosfere saldıkları sera gazlarının oranı diğer ülkelere göre daha yüksektir. Bu yüzden sanayileşmiş ülkelerin çekincesi olsa da protokol karşısındaki en büyük engel 2001 yılında ABD’nin 2011’de de Kanada’nın geri çekilmesi olmuştur. Bununla birlikte dünyanın en çok nüfusuna sahip Çin ve Hindistan gibi ülkeler de imzalamıştır. Az geliş­ miş ve geri kalmış ülkelerin sera gazı salınımı az olduğu hâlde bu ülkelerin de birçoğu protokole imza atmıştır.

Ancak bağlayıcılığı olmadığı için bu anlaşma sonrasında gaz salınımlarında malesef küresel bir düşüş gözlenmedi. Dünya’da tek başına sera gazı salınımının yüzde 25‘inden sorumlu olan ABD ve yüzde 1,5‘undan sorumlu olan Avustralya Kyoto Protokolü‘nü imzalamayacağını duyurmuştu. Böylece protokol işlemeye başlamadan büyük yara aldı.

Çevreci Örgütler, başta Amerika olmak üzere gelişmiş ülkelerin Kyoto Anlaşması’na imza atmasını ve kurallarına uyması gerektiğini savundu.

Ülkemiz, Paris Antlaşması’nı, 22 Nisan 2016 tarihinde, New York ’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni ’nde 175 ülke temsilcisiyle birlikte imzalamış ve Ulusal Beyanımızda Antlaşma ’yı gelişmekte olan bir ülke olarak imzaladığımız vurgulanmıştır. Burada ABD’de imzalayarak Kyoto Protokolüne dahil oldu. Paris Anlaşması, kabulünden 1 yıl geçmeden yürürlüğe giren ilk küresel anlaşmadır.

Protokolün ikinci taahhüt dönemini oluşturan “Doha Değişikliği” ile ilk taahhüt döneminden farklı olarak, tarafların emisyonlarını 2020 yılında 1990 yılına göre en az %18 azaltması kararlaştırılmıştır. Yürürlüğe girebilmesi için, 144 taraf ülke tarafından kabul edilmesi gereken Kyoto Protokolü’ne getirilen Doha Değişikliği 21 Şubat 2019 tarihi itibariyle, 126 ülke tarafından kabul edilmiş olup, henüz yürürlüğe girmemiştir. ABD, Japonya, Rusya ve Yeni Zelanda ikinci taahhüt döneminde yer almamışlardır. Bu bağlamda, iklim değişikliğiyle mücadele, AB ile bazı küçük gelişmiş ülkelerin salım azaltımı konusundaki taahhütlerine bırakılmıştır.

KYOTO PROTOKOLÜ İLE NELER YAPILACAK?

Kyoto Sözleşmesi ile devreye girecek önlemler son derece pahalı yatırımlar öngörülüyor;

Endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek.

Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme, ulaşımda, çöp depolamada çevrecilik, temel ilke olacak.

Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek.

Atmosfere salınan sera gazı miktarı yüzde 5’e çekilecek.

Fosil yakıtlar yerine örneğin, bio dizel yakıt kullanılacak.

Çimento, demir çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek.

Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye sokacak.

Güneş enerjisinin önü açılacak. Nükleer enerjide karbon oranı sıfır olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak.

Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi alınacak.

Günümüzde dünyanın geldiği noktayı düşünürsek bu protokole uymak çok önemli hale geldi. Özellikle yoğun sanayileşmiş ülkeler bu protokole özen göstermelidir. İklim değişikliği önlemlerinde Kyoto protokolü sadece bir uygulama zemini. Bu zemin bile iyi uygulanamazsa ve gerekli önlemler alınmazsa Dünyayı büyük iklim felaketleri bekliyor olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir