Sultan 1. Alaeddin Keykubat

Sultan Alaeddin Keykubat, Anadolu Selçuklu devletinin değerli ve başarılı bir hükümdarıdır . 1188 yılında doğan 1. Alaadin Keykubat, Gıyaseddin Keyhüsrev’in oğludur.

1220 yılında sultan oldu. Zamanında, Anadolu Selçuklu devletinde büyük bir gelişme görüldü. Alaeddin Keykubat, önce, Eyyubi hükümdarı Melik Eşref‘le bir anlaşma yaptı. Bu sırada Asya’da büyük bir imparatorluk kuran Moğollar, Harzemşahlar devletini yıkarak batıya doğru ilerlemeye başlamışlardı.

Alaeddin Keykubat, bu tehlikeyi önlemek için devletini her yönden güçlendirmeye çalıştı. Başta Konya, Sivas ve Kayseri olmak üzere birçok şehrin kale ve surlarını onarttı. Antalya’nın doğusunda, ticaret ve askerlik bakımından çok önemli bir yerde bulunan Kalonoros (Kandelor) kalesini karadan ve denizden kuşatarak ele geçirdi. Şehri yeniden kurdurdu; surla çevirtti. Bir kule ve tersane yaptırdı. Şehrin adına ise Alaiye denildi. Bu şehir günümüzde Antalya’nın Alanya ilçesidir. Burası Selçuklu sultanlarının kışlık başkenti oldu.

Alaaddin Keykubat, kendisine karşı çıkan beylerin büyüklerini öldürttü, ötekilerini de sürdürdü. Moğol akınları ticaret yollarının eşkiyalarla dolmasına yol açmıştı. Karadeniz’de gidip gelen ticaret gemileri güç duruma düşmüştü. Alaaddin Keykubat, Sinop’ta hazırlattığı donanmayı, Kastamonu uç beyi Hüsameddin Çoban’ın yönetiminde Kırım kıyılarına gönderdi. Türk kuvvetleri, bir ticaret limanı olan Suğdak’ı ele geçirdi. İçerilerdeki Rus ve Kıpçak beyleri, Selçuklu devletine bağlandı. Böylece, Karadeniz ticaret yolunda güvenlik sağlanmış oldu. Alaaddin Keykubat, Silifke’den Maraş’a kadar olan yerleri ele geçirerek güneyden gelen kervan yolunu da güvenilir duruma getirdi.

Doğu Anadolu’da, birçok önemli kile ve şehri aldı. 1228 yılında Mengüceklerin Erzincan ve Kemah koluna son verdi. Moğolların önünden çekilen Celaleddin Harizmşah, Doğu Anadolu sınırlarına gelmişti. Alaeddin Keykubat, cesur bir komutan olan Celaleddin Harizmşah ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. Moğollara karşı birleşmelerini gerekli görüyordu. Fakat, Celaleddin Harizmşah iyi bir politikacı değildi. Anadolu’da Müslüman halka kötülük yapması yüzünden Alaeddin Keykubat ile arası açıldı.

Alaeddin Keykubat, 1230 yılında Celaleddin Harizmşah üzerine yürüdü. Yassı Çemen savaşında onu yenilgiye ugrattı.

Erzurum ve Ahlat’ı aldı. Alaeddin Keykubat, Celaleddin Harizmşah’ın ölümünden sonra komşu olan Moğollarla iyi geçinmeye çalıştı. Moğol hükümdarı Oktay Hana mektup ve elçi göndererek dostluk kurdu. Bir yandan da doğu sınırlarını güçlendirmeye önem verdi. En yetişkin komutanlarını ve askerlerini bu bölgeye yerleştirdi. Suriye ve Mısır’daki Eyyubi devletleriyle anlaşmaya çalıştı.

Alaeddin Keykubat 1237 yılında komşu ülkelerin elçilerine, Kayseri’de verdiği bir ziyafette zehirlenerek 45 yaşında öldü. Bu değerli Selçuklu sultanın Ölümü, Selçuklular ve Anadolu halkı için çok ağır sonuçlar getirdi.

Alaeddin Keykubat bilime ve sanata değer vermiştir. Moğol istilasından kaçan ve kendisine sığınan birçok bilgin ve sanatçıyı korumuştur. Konya surları üzerine ve giriş kapılarına heykel ve kabartmalar koydurmuş, Konya ve Kubadabat saraylarının duvarlarını kadın ve erkek resimleriyle süsletmiştir. Onun devri, Anadolu halkının en mutlu zamanlarıdır. Öldüğünde zengin ve bolluk içinde bir ülke bırakmıştır. Kendisine, Ulu Keykubat adı verilmiştir.

KAYNAK: GENEL BİLGİ ANSİKLOPEDİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir